On Altı Yaşımda Anne Olamayacağımı Söylediler
12 Ekim 2026 Pazartesi 22:52“Bebeğinizi size vermeden önce öğrendiğimiz bir şeyi bilmeniz gerekiyor.”
Doktorun sözleri ameliyathanenin bütün seslerini susturmuş gibiydi. Birkaç saniye önce duyduğum o küçücük ağlama, hayatımın en güzel müziğiydi. Şimdiyse içimde korkunç bir sessizlik vardı.
“Bebeğime ne oldu?” diye sordum. “Lütfen benden bir şey saklamayın.”
Kadın doğum uzmanım Doktor Hakan, maskesinin üzerinden gözlerime baktı.
“Bebeğiniz sağlıklı. Bir kızınız oldu. Solunumu gayet iyi.”
Göğsümden kocaman bir yük kalktı. Ama doktorun devam etmekte zorlandığını fark ettim.
“Öyleyse ne var?”
“Transplantasyon koordinatörümüz biraz önce bize bir haber ulaştırdı. Nakledilen rahmin bağışçısıyla ilgili, size ancak ailenin açık izniyle aktarabileceğimiz bir bilgi var. Önce sizi toparlanma odasına alacağız.”
O sırada hemşire, pembe bir battaniyeye sardığı kızımı yanıma yaklaştırdı. Minicik yüzü kırmızıydı, dudaklarını büzmüş, gözlerini sıkıca kapatmıştı. Yanağına dokunduğumda bir an sustu.
“Merhaba,” diye fısıldadım. “Ben senin annenim.”
O cümleyi söyleyebilmek için tam on üç yıl beklemiştim.
Ameliyat bitip odama alındığımda annem kapıda bekliyordu. Adı Gülseren'di. Saçları son birkaç yılda iyice beyazlamıştı. Beni görünce sarılmak istedi ama yüzündeki tuhaf ifadeyi hemen fark ettim.
“Anne, sen bir şey biliyor musun?”
Gözlerini kaçırdı.
“Önce dinlen, kızım.” Devamını okumak için Lütfen sonraki sayfaya geçiniz..
Müge Anlı, Sinan’ın mesajlarını utanarak okudu!
Hayırlı Evlat Dedikleri Bu Olsa Gerek :) Annesine vuran adama uçan tekme atan buzağı..










