ANNEMLE BABAM, 31 YILDIR KULLANDIKLARI
16 Eylül 2026 Çarşamba 21:43“Ama beni asıl korkutan, eve vardığımızda yatağın altında duran şey değil… annemin onu neden otuz bir yıl boyunca kimsenin bulamayacağına inanarak sakladığıydı.”
Annem arabayla kır evine doğru giderken ben, babamı da yanıma alıp birkaç dakika sonra peşinden yola çıktım.
Babam ne olduğunu anlamaya çalışıyordu.
“Annen neden birden fırladı gitti?” diye sordu.
“Bilmiyorum,” dedim.
Ama doğru değildi.
En azından artık bir şeyden emindim.
Annem, yatağın altında ne bulunduğunu biliyordu.
Yol boyunca babam birkaç kez soru sordu ama ben cevap vermedim. Nakliyecinin telefonda söylediği o kısa cümle sürekli kulağımda dönüp duruyordu.
“Üzerinde bir çocuk adı yazıyor.”
İşte annemin duyduğu söz buydu.
Bir çocuk adı.
Otuz bir yıldır yatağın altında saklanan bir şeyin üzerinde yazılı bir çocuk adı.
Ben tek çocuktum.
En azından hayatım boyunca bana söylenen buydu.
Kır evine vardığımızda annemin arabası bahçe kapısının önünde çapraz duruyordu. Kapıyı bile düzgün kapatmamıştı.
Nakliyeciler verandada bekliyordu.
Bizi görünce içlerinden biri hemen ayağa kalktı.
“Beyefendi, anneniz içeri girdi,” dedi.
“Yatak odasına mı?”
Başını salladı.
Ben koşarak eve girdim.
Babam da arkamdan geliyordu.
Yatak odasının kapısı açıktı.
Annem yerde diz çökmüş, yatağın yanında duruyordu.
Eski yatak duvara yaslanmıştı.
Baza kapağı açıktı.
Ve zeminin üzerinde uzun, ince, ahşap bir kutu vardı.
Üzerinde toz tabakası oluşmuştu.
Kapağının bir köşesinde mavi kalemle tek bir isim yazılıydı. Devamını okumak için Lütfen sonraki sayfaya geçiniz..
Müge Anlı, Sinan’ın mesajlarını utanarak okudu!
Hayırlı Evlat Dedikleri Bu Olsa Gerek :) Annesine vuran adama uçan tekme atan buzağı..










