Kızımızın cenazesinden hemen sonra,
10 Şubat 2026 Salı 01:31Kızımızın cenazesinden hemen sonra, eşim ısrarla eşyalarını atmamı istedi ve odasını temizlemeye başladığımda garip bir not buldum: "Anne, eğer bunu okuyorsan, artık hayatta değilim demektir. Yatağın altına bak."
Yatağın altına baktığımda gördüklerim karşısında dehşete düştüm.
Kızımızın cenazesinden hemen sonra, eşim odasını temizlememiz ve tüm eşyalarından kurtulmamız gerektiğini söyledi. Sadece 15 yaşındaydı. Tek kızımızdı.
Cenazeden sonra neredeyse hiçbir şey hatırlamıyordum. Sadece beyaz tabutu ve içimdeki her şeyin öldüğü hissini hatırlıyorum. İnsanlar bir şeyler söylüyor, bana sarılıyor, başsağlığı diliyorlardı ama onları duymuyordum. Sadece orada durup boşluğa bakıyordum.
Evde, eşim aynı şeyi tekrarlayıp duruyordu:
"Bunlar atılmalı. Sadece bize eziyet ediyorlar. Hayata devam etmeliyiz."
Bunu nasıl söyleyebildiğini anlamadım. Bunlar sadece eşya değildi. O'ydu. Kıyafetleri, kokusu, odası. Hepsini atarsam, kendi çocuğuma ihanet etmiş gibi hissederdim.
Uzun süre direndim. Neredeyse bir ay boyunca odasına girmedim. Kapalı kapının önünden geçip durdum ve açmaya cesaret edemedim.
Ama bir gün sonunda karar verdim.
Kapıyı açtığımda, zaman durmuş gibiydi. Her şey onun bıraktığı gibiydi. Yatakta bir yatak örtüsü, masada defterler, havada hafif bir parfüm kokusu.
Yavaş yavaş toplamaya başladım. Her şeyi tek tek aldım ve ağladım. Elbisesi. Saç tokaları. Birkaç kez okuduğu kitap. Hepsini göğsüme bastırdım ve bırakamadım.
Ve aniden, ders kitaplarından birinden küçük, katlanmış bir kağıt parçası düştü.
Hemen onun el yazısını tanıdım. Ellerim titredi.
Notta şöyle yazıyordu: "Anne, eğer bunu okuyorsan, yatağın altına bak. O zaman her şeyi anlayacaksın." Nefesim kesildi. Bu kelimeleri birkaç kez tekrar okudum. Kalbim göğsümden fırlayacakmış gibi çarpıyordu. Oraya ne bırakmış olabilirdi? Ve neden bir şey anlamalıydım ki?
Uzun süre tereddüt ettim. Sadece odanın ortasında, notu elimde tutarak durdum.
Sonra dizlerimin üzerine çöktüm ve yatağın altına baktım ve... devamı diğer sonraki sayfada
Müge Anlı, Sinan’ın mesajlarını utanarak okudu!
Hayırlı Evlat Dedikleri Bu Olsa Gerek :) Annesine vuran adama uçan tekme atan buzağı..










