ŞİRKET MÜDÜRÜ BENİ HERKESİN ÖNÜNDE KOVDU.
iki kez işlendiğini görmüş ve bölüm sorumlum Ertan’a bildirmiştim.
Ertan bana sistem hatası olduğunu söylemişti.
O anda içime kötü bir his çöktü.
“Ertan da mı?”
Suat Bey’in bakışı değişti.
“Henüz emin değilim.”
O sırada kapının dışında ayak sesleri duyuldu.
Birisi kapı kolunu çevirdi.
Kapı kilitliydi.
Ardından Sevda’nın sesi geldi.
“Suat Bey? İçeride misiniz?”
Suat Bey sesini çıkarmadı.
Ben de olduğum yerde donup kaldım.
Birkaç saniye sonra ayak sesleri uzaklaştı.
Suat Bey bana dönüp alçak sesle,
“Dün seni kovmamın nedeni buydu,” dedi.
“Beni korumak için mi?”
“Kısmen.”
Şaşkınlıkla baktım.
“Diğer kısmı ne?”
“Onların ne yapacağını görmek.”
Suat Bey telefonunu çıkardı.
Ekranda dün akşam göl kenarında çekildiğimiz fotoğraf vardı.
“Bu fotoğrafı neden kapınıza astınız?”
“Çünkü yanlış anlamalarını istedim.”
Bir anda her şey kafamda birleşmeye başladı.
Sevda’nın sabah söylediği söz…
“Demek sana neden farklı davrandığı şimdi anlaşılıyor.”
Suat Bey özellikle insanların aramızda kişisel bir yakınlık olduğunu düşünmesini istemişti.
“Neden?”
“Çünkü suçlu olan kişi senin kovulmana sevinecek, fotoğrafı gördüğünde ise paniğe kapılacaktı.”
Tam o sırada Suat Bey’in telefonu titredi.
Ekrana baktı.
Yüzündeki ifade değişti.
Telefonu bana doğru çevirdi.
Güvenlik görevlisinden gelen mesajda tek cümle vardı:
Ertan arşiv odasına girdi. Elinde siyah bir çanta var.
Suat Bey hızla ayağa kalktı.
“Burada kal.”
“Hayır.”
Bana baktı.
“Melda…”
“Bu olay benim yüzümden başladıysa sonucu da görmek istiyorum.”
Birkaç saniye düşündü.
Sonunda başını salladı.
Birlikte odadan çıktık.
Koridordan geçerken herkes bize bakıyordu.
Sevda masasının başında değildi.
Bu daha da şüpheliydi.
Arşiv odası binanın en alt katındaydı.
Merdivenlerden indiğimizde kapının hafif aralık olduğunu gördük.
İçeriden kâğıt hışırtıları geliyordu. Devamını okumak için Lütfen sonraki sayfaya geçiniz..
- Geri
- Ana Sayfa
- Normal Görünüm
- © 2014 Şiir Dostları

