• Güncel
  • Sağlık Faydalı Bilgiler
  • MAGAZİN
  • Hikayeler Fıkralar
  • Meteoroloji,Hava Durumu
Şiir Dostları28 Ocak 2026
  • ANA SAYFA
  • SON DAKİKA
  • KATEGORİLER
  • İstanbul13°C▼
  • Ankara7°C

KAYINVALİDEM,

  • Önceki
  • 2 / 3
  • Sonraki
Kayınvalidem, galerisi resim 2

Irmak ilk kez söze girdi, sesi bıçak kadar keskindi: “Burası benim evim Pelin. Babamdan kalan mirasla aldığım, tapusu benim üzerime olan, faturalarını bile benim ödediğim ev. Ali burada sadece benim iznimle kalıyordu. Ve o izin, bu gece, şu saniye bitti.”

Tülay Hanım öne atıldı, parmağını Irmak’ın yüzüne sallayarak, “Sen kim oluyorsun da oğlumu evinden atıyorsun! Biz burada aile yemeği yiyoruz, misafirlerimiz var. Terbiyesiz!” diye bağırdı.

Irmak geri adım atmadı. “Misafirlerinizi de alın ve defolun Tülay Hanım. Eğer beş dakika içinde bu daire boşalmazsa, Serkan Bey polisi arayacak. Çocuklarımı kendi evimin kapısından çevirmenin bedelini, o çok sevdiğiniz cemiyet hayatına rezil olarak ödeyeceksiniz. Yarın sabah tüm komşuların, Ali’nin karısının evinden polis zoruyla nasıl atıldığını konuşmasını ister misiniz?”


Ali’nin yüzü bembeyaz oldu. O, bu evin her zaman “onların” olduğunu sanmıştı ya da Irmak’ın bu kadar ileri gidebileceğine hiç ihtimal vermemişti. İçerideki “misafirler” -Ali’nin iş arkadaşları ve eşleri- durumu fark edince büyük bir utançla paltolarını alıp kapıya yöneldiler. “Biz çıkalım Ali, sonra görüşürüz,” diyerek, bakışlarını kaçırarak uzaklaştılar.

Ev bir anda boşalmaya başladı. Pelin, hışımla odadan Irmak’ın bej elbisesini çıkarmaya gitti ama Irmak onu durdurdu: “O elbiseyi üzerinde parçalamamı istemiyorsan hemen çıkar ve kendi kıyafetlerini giy. Benim eşyalarıma dokunma hakkını sana kim verdi?”  Devamını okumak için Lütfen sonraki sayfaya geçiniz..

  • Geri
  • Ana Sayfa
  • Normal Görünüm
  • © 2014 Şiir Dostları