• Güncel
  • Sağlık Faydalı Bilgiler
  • MAGAZİN
  • Hikayeler Fıkralar
  • Meteoroloji,Hava Durumu
Şiir Dostları10 Şubat 2026
  • ANA SAYFA
  • SON DAKİKA
  • KATEGORİLER
  • İstanbul5°C▼
  • Ankara5°C

DÜĞÜN FOTOĞRAFLARIMI İLK KEZ FACEBOOK'TA PAYLAŞTIM

  • Önceki
  • 1 / 2
  • Sonraki
Düğün fotoğraflarımı ilk kez Facebook'ta paylaştım galerisi resim 1

Düğün fotoğraflarımı ilk kez Facebook’ta paylaştım – ertesi gün, tanımadığım biri bana mesaj attı: “ONDAN KAÇIN!”
Ben ile yaklaşık bir yıl önce tanıştık. Hayal edebileceğim her şeydi – güvenilir, ilgili ve her zaman moralimi yükseltmeyi bilen biriydi.
Benden yedi yaş büyüktü ve daha önce evlendiğini biliyordum. İlk karısı bir trafik kazasında ölmüştü.
Birlikte geçirdikleri hayat hakkında hiçbir zaman detaylara girmedi ve ben de onu zorlamadım. Acı verici bir konu olduğunu söyledi, bu yüzden onun hakkında çok az şey biliyordum.
Evlenme teklif etmeden önce bir yıldan az bir süre çıktık ve küçük bir düğün yaptık.
Her iki taraftan da arkadaşlar ve aile katıldı. Gün harikaydı. Hayatımda hiç bu kadar mutlu olmamıştım.
Sosyal medyada çok aktif değilim, ancak birkaç düğün fotoğrafını Facebook’ta paylaşmaya karar verdim.
Ben ile ilk kez fotoğraf paylaşıyordum.
Sadece birkaç dakika sonra, özel bir mesaj aldım:
“Ondan kaçın!”
Midem alt üst oldu. Hesaba tıkladım – tanımadığım bir kadının adıydı. Profil boştu. Fotoğraf yok. Gönderi yok.
Bunun bir tür şaka olduğundan emindim ve önemsemedim.
Ama beş dakika sonra başka bir mesaj geldi:
“Ben’e bundan bahsetme. Normal davran. NE YAPTIĞINI BİLMİYORSUN. GERÇEĞİ BİLMEN GEREKİYOR!”
ÜÇÜNCÜ mesajı okurken ellerim titremeye başladı.
Ben eve gelmeden önce bir bavul kaptım ve eşyalarımı toplamaya başladım.
Kalbim göğsümü parçalayacak gibiydi. Mantığım “dur” diyordu ama içimde yükselen o ilkel korku sesi çok daha baskındı. Telefonum hâlâ elimdeydi; o bilinmeyen hesaptan gelecek yeni bir mesajı bekler gibi, ekrana kilitlenmiştim. Ev her zamankinden daha sessizdi. Duvar saati bile tik tak etmiyor gibiydi.
Dolabı açtım, rastgele kıyafetler attım. Ellerim titriyordu, fermuarı kapatmakta zorlandım. “Abartıyorsun,” diye fısıldadım kendime. “Tanımadığın birinin mesajıyla mı kaçacaksın?” Ama sonra o kelimeler gözümde tekrar belirdi: NE YAPTIĞINI BİLMİYORSUN.
Tam o sırada telefonum titredi. Yeni mesaj.
“Eğer bu mesajı okuyorsan hâlâ evdesin demektir. Çabuk ol. Onun gelmesine az kaldı.”
Zaman sanki bir anda hızlandı. Pencereye koştum. Ben’in arabası henüz yoktu ama sokak her zamankinden daha dar, daha tehditkâr görünüyordu. Mesaj atan kişiye cevap yazdım:
“Sen kimsin? Ne biliyorsun?”
Cevap gecikmedi.
“Onun ilk eşi hakkında sana ne anlattı?”
Boğazım düğümlendi. “Trafik kazası,” diye yazdım.
Ekranda üç nokta belirdi, kayboldu, tekrar belirdi. Sonra tek bir cümle geldi:
“Yalan.”
O an içimde bir şey koptu. Ben’in bana anlattığı her şefkatlı an, her koruyucu hareketi zihnimde başka bir renge büründü. Kapı kilidini kontrol ettim. Kilitliydi ama bu beni rahatlatmadı.
“Gerçek ne?” diye yazdım.
Uzun bir mesaj geldi. Okudukça dizlerim titredi ve yatağın kenarına çöktüm devamı için diğer sonraki sayfaya geçin…

  • Geri
  • Ana Sayfa
  • Normal Görünüm
  • © 2014 Şiir Dostları