• BIST 73.391
  • Altın 133,104
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -4 °C
  • Sakarya -3 °C
  • İzmir 10 °C
  • Son dakika haberi: Şanlıurfa'da 2 canlı bomba yakalandı
  • İki kadın aynı hikaye... Kansere yenildiler
  • Otobüste tekmeli saldırı için Bakanlık devrede
  • Son dakika haberi: Şanlıurfa'da 2 canlı bomba yakalandı
  • İki kadın aynı hikaye... Kansere yenildiler
  • Otobüste tekmeli saldırı için Bakanlık devrede

Hem kazandı hem umutlandırdı

Hem kazandı hem umutlandırdı
Fenerbahçe-Mersin İdmanyurdu maçını değerlendiren Hürriyet yazarı Rüştü Reçber, sarı lacivertli takımın futboluna övgüler yağdırdı.

HEM KAZANDI HEM UMUTLANDIRDI

Fenerbahçe’nin, ilk devrenin son haftalarındaki fikstür avantajını, ancak kazanırsa elde edebileceği bir maça çıktı.

Karşısında ligin başından bu yana topladığı puan ve ortaya koyduğu mücadeleci ve pes etmeyen bir görüntü sergileyen, fakat bunun yanında son deplasman maçlarında başarılı olmayan bir Mersin İdmanyurdu takımı vardı.

İlk 20 dakikalık bölümde iki takım da top ayağındayken rakip kalede oynayan, orada pas yapan ama top rakipteyken de kendi sahasına çekilen kontrollü bir oyun izledik. Bu süre içerisinde Mersin adına Tita’nın, Fenerbahçe adına da Sow’un kafa vuruşuyla auta giden iki pozisyon dışında bir şey göremedik.

Fakat 20. dakikadan sonra orta saha hakimiyetini ele alan Fenerbahçe, daha etkili olmayan başlayan ve oyunu rakip sahaya yıkan bir Fenerbahçe izlemeye başladık. Hem defansta hem orta sahada kaptığı toplarla kaybetmeden dengeli ve isabetle çıkışlarıyla topu ileriye şişirmeden daha rahat taşıdılar.

MAÇ İLK YARIDA KOPABİLİRDİ
İlk yarının sonuna kadar şut atan ve kanatlardan zorlayan ve de göbekten pozisyon üretmek için çaba harcayan bir Fenerbahçe, golü Gökhan’ın kullandığı bir taç atışıyla buldu. Golün Fenerbahçe adına enteresan ve güzel olan yönüyse Mehmet Topal’a gelene kadar diğer orta saha isimleri olan Emre’nin ve Meireles’in aynı alan içinde topla oynamasıydı. Fenerbahçe’nin iki orta saha oyuncusunun aynı anda rakip kalenin önünde olması aslında işin özetiydi. Sow’un ilk yarıdaki etkili oyunu boş koşusu ve topla buluşma isteği Kuyt’ın mücadelesinin yanı sıra pas trafiğine eşlik etmesi ayrıca olumluydu. Sow, 41. dakikadaki pozisyonda acele etmeseydi Fenerbahçe, devre arasında çok rahat bir şekilde gidebilirdi.

SOW GAYRETLİ AMA ŞANSSIZDI
Maçın ikinci yarısında oyunu ilk yarının devamında olduğu gibi, tamamen kontrol altına almış; ikinci gol arayışları içerisinde olan ve birçok pozisyon yakalayan Fenerbahçe’de pozisyonların çoğunda boş rolü oynayan Sow’un bir türlü golü bulamaması bir şanssızlıktı. İlk yarıda vasatı aşamayan Alper’in defansından veya rakipten aldığı toplarla Mersin kalesine kadar inmesi pozisyon zenginliği bakımından Fenerbahçe’ye katkı sağladı.

70 DAKİKA GÖZ AÇTIRMADI
Maçta işi tamamen bitirecek olan penaltı vuruşu da gol olmayınca Fenerbahçe, skor olarak rahatlamayı bir türlü gerçekleştiremedi. Emre’nin, Mehmet Topal’ın ve çıkana kadar Meireles’in oynadığı mükemmel futbol, Sow’un iştahlı oyunu, Kuyt’ın olumlu futbolu, Caner ve Gökhan’ın bitmek bilmeyen enerjileri Fenerbahçe’nin Rize maçından sonraki (belki de ondan da daha etkili) en iyi oyununu ortaya çıkardı.

Sonuç olarak 1-0 kazanılan maçta alınan 3 puanın dışında, ortaya konan 70 dakikalık futbolun, sarı lacivertlilerin geleceği için çok olumlu sinyaller verdiğini söyleyebilirim. Fenerbahçe, fikstür avantajını gerçeğe dönüştürme adına çıktığı iki etaplık maçın birinci etabını kazandı.

Maç öncesi Mersin’de yorgunluk emareleri olabileceğini düşünmüştüm ve bu durum 20 dakikadan sonra gözle görüldü. Ancak Fenerbahçe’nin galibiyeti Mersin’in yorgunluğuna bağlanamaz. Çünkü Kanaryalar, yukarıda da dediğim gibi, 70 dakika boyunca oyunu domine ettiler, rakibe göz açtırmadılar.

DIEGO TAKIM İÇİNDE BENİMSENDİ
Diego’nun takım tarafından ne kadar benimsendiğini gördüğümüz bir maç oldu. Normalde penaltıcı o anda Emre iken hem taraftarlar hem de takım arkadaşları penaltıyı onun kullanmasını istedi. O da futbolun içinde var olan bir unsurla karşılaştı ve golü kaçırdı, ya da kaleci kurtardı. Ama onun içindeki ışık ligin ikinci devresinde kullanabileceği bir silah olduğunun da işaretlerini verdi.

VOLKAN DEMİREL MAÇIN HAKEMİNİ KURTARDI!
Volkan Demirel, maçın hakemini kurtardı! Ofsayt olan bir pozisyonda zamanlamayı iyi yaparak, ayaklarıyla uzaklaştırdığı bir top var ki eğer bu pozisyon gol olsaydı, -ki ofsayt bayrağı kaldırılmamıştı- hakem büyük eleştiri alırdı. Ayrıca yine Volkan’ın çizgi üzerinde kontrol ettiği topta da rakibinin darbesine rağmen meşin yuvarlağı bırakmadı. Bu da faul ama hakem yine düdüğünü çalmadı. Gol olsaydı bu da hakem için büyük bir handikap olurdu.

Bu haber toplam 5606 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Şiir Dostları | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
SoBilişim